Nis 092012
 
Degerli meslektaslarim,
Almanya`da son yillarda kendini iyice belirten kalifiye eleman ( özellikle Tip ve Mühendislik alanlarinda) sikintisi, disaridan Üniversite mezunu kalifiye eleman ithal etme ihtiyacini dogurmustur. 2009`un Aralik ayinda yasa tasarisi seklinde baslatilan “Yabanci diplomalarin denkligi/taninmasi süreci” 1 Nisan 2012 itibariyle yasalasmistir.

Yeni bir durumun yasalasmasinin, önce eyaletler icerisinde sonra da Federal Almanya hükümetince tartisilip karara varilmasi nedeniyle, onlarca yil sürdügü Almanya`da, bu yasanin bu kadar kisa sürede yürürlüge girmesi, ihtiyacin boyutunu ortaya koymaktadir. Bununla birlikte diplomalarin taninmasi sürecinde gerekli sartlarin neler oldugu yasa icerisinde henüz net bir sekilde sunulmamistir.

Yeni yasaya göre denklik basvurusu icin Almanca bilgisini belgeleme sarti aranmazken, herkesin sahsen basvuru yapmasi gerekiyor. Yasa sadece kisilerin diplomasinin denkligininin arastirilmasina hak veriyor simdilik, yani yasanin cikmasi diplomalarin direkt taninacagi anlamina gelmiyor. Basvuranlarin diplomalarinin denkligi meslek odalari tarafindan incelenecek ve en gec üc ay icinde basvuru sahibine cevap verilecek.

Doktor aciginin son 2 yil icerisinde büyümesi ülke disindan basvuracak hekimler icin bir avantaj yaratiyor.
Yasanin tip diplomalarinin taninmasi ile ilgili sürecte birtakim kolayliklar getirecegi büyük bir ihtimal olsa da, eyaletlerin kendi iclerinde belirlemis olduklari diploma denkligi süreci ile ilgili sartlar (belli eyaletlerde denklik sinavi, almanca dil sertifikasi gibi) hala gecerli.

Almanya`da ihtisas veya uzmanlik düsünen meslektaslarima tavsiyem almanca dil kursuna bir an önce baslamalaridir. Cünkü dil olmadan bir ülkede yasanilamayacagi herkesin hem fikir oldugu bir konu. Ancak en önemli engel olarak görülen denklik sinavinin (almanca sözlü genel tip sinavi), ki her eyalette degismekle birlikte bu sinava girilmesi icin 6 ay-2 sene arasi bir süre veriliyor, cikan yasa ile “esnetilebilecegini” düsünüyorum.

Bu kisisel fikre varmamin sebebini kisaca su sekilde aciklayayim; doktor ihtiyacinin olmadigi senelerde, örnegin 5-10 sene önce, diplomalarin taninmamasi son derece net ifadelerden olusan yasalarla belirlenmisti. Dis ülkeden Almanya`da calismak icin basvuran bir hekimden 30`a yakin belge isteniyordu ki, bu belgelerden bazilarinin alinmasi neredeyse imkansizdi (örnegin geldiginiz ülkenin saglik bakanligindan ” Dr. XY`ye ülkemizde yeterli imkanlarla ihtisas egitimi veremememiz nedeniyle ülkenizde ihtisas yapmasini öneriyoruz ve bunu istiyoruz” seklinde bir dilekce isteniyordu ki bir ülkenin bakanliginin kendisini asagilayarak böyle bir belgeyi yazmasi beklenemez). Istenilen belgeler de -büyük farkliliklar olmasa da- eyaletten eyalete degisiklik gösteriyor, daha esnek olan eyaletler de mevcut ancak kabaca prosedürler benzer. Bahsettigim dönemlerde gerekli tüm belgeleri temin ettikten sonra gecmeniz gereken bir denklik sinavina basvurabiliyordunuz, bu sinava girmeniz icin de yine eyaletten eyalete degismekle birlikte 6ay ile 2 seneye kadar süre taniniyor. Bu 2 sene icerisinde ihtisasiniza baslayabilme imkani bircok eyalet tarafindan veriliyor.

Denklik sinavi hala gerekli görülen bir sinav ancak bu sinava ne zaman girilmesi gerektigi, girene kadar gecen süredeki dönemin ihtisasiniza taninip taninmamasi ile ilgili durumlarda esnkelikler oldugu farkediliyor.

Ancak doktor aciginin arttigi son dönemlerde, basvuran meslektaslarimizdan aldigimiz bilgilere göre, bazi meslek odalarinin denklik sinavi süresini uzattiklarini, daha önemli olan belirli belgelerin meslek iznine basvuru icin yeterli oldugunu, denklik sinavina “sonra” girilebilecegini hatta bazi kosullarda girilmesi gerekmedigini söylediklerini duyuyoruz.

Denklik sinavi veya diger engellerin hakli bir nedeni ise basvuran her hekimin ayni tibbi donanima sahip olmamasi. Türkiye`de egitim almis hekimlerin ise oldukca iyi bir imaji var ve T.C.`nde verilen gerek tip fakültesi gerekse ihtisas egitimlerinin belirli bir kalitenin üzerinde oldugu, ki sahsi fikrim ülkemizde verilen Tip Fakültesi ve uzmanlik egitimlerinin Avrupa`ni bircok önde gelen ülkelerindekine göre daha iyi oldugu, biliniyor.

Türk hekimlerin buradaki en büyük avantaji alman veya T.C. pasaportuna sahip toplamda yaklasik 4 Milyon Türk`ten dolayi ortaya cikan Türk doktor ihtiyaci. Özellikle 1. ve 2. kusak Türklerin hala yeterli düzeyde almanca bilmemesi, hasta-hekim iletisiminde önemli sikinti yaratiyor. Türklerin Almanya`nin her tarafinda yasiyor olmasi da, Almanya`nin her yerinde Türk doktora ihtiyac olmasinin bir nedeni. Bu nedenle Türkiye`den basvuran bir hekim baska ülkelerden basvuran bir hekime kiyasla avantajli bir konumda.

Bütün bu gelismelerin yani sira belirtmekte yarar gördügüm kisisel bir görüsüm ise yurt disinda ihtisas yapmak veya uzman hekim olarak caslimak icin cok özel bir neden olmadigi sürece, sadece daha kaliteli calisma ortami veya egitim imkani icin gelme fikri olanlarin, fikrin cazibesine kapilmadan gercekci düsünüp iyi bir kar zarar orani yapmalarinin önemli oldugudur. Bu ise sadece “Avrupa Standartlarinda calisma/yasama” olarak degil de, baska bir kültürde, baska bir dilde, ülkeden, aileden, cevreden uzak yabanci bir yerde yasamak olarak yani bütünüyle bakarak degerlendirmelerini öneririm.
Bu konuda sorulariniz oldukca lütfen yönlendirin..

Dr. Özge Pekdogan
TPD Türkiye-Avrupa Psikiyatri Görev Grubu

Sorry, the comment form is closed at this time.