Kas 222011
 

ABD’deki eğitim programları arasında çok büyük farklar vardır. Burada “program” kelimesini “kurum” kelimesinin bile önüne çıkarmak ve bu şekilde irdelemek gerektiğini düşünüyorum. ABD’deki sistemin Türkiye’den temel farklarından birisi Türkiye’deki departman yapısının eğitimle paralel anlaşılması yaygın eğiliminden çok , ABD’de departman ile eğitimin birbirinden ayrı bir yapısı vardır. Asistanlık eğitimi “programlar” şeklinde organize olup kurumun GME (graduate medical education = uzmanlık öğrenci işleri gibi) çatısı altında toplanır. GME çatısı departmanların klinik ve araştırma işlerinden bağımsızdır, ve program direktörlerini direk yönetir, program direktörleri bazı kurumlarda psikiyatri bölüm başkanına bağlı değil GME’ye bağlı olan program direktörlerinin direktörüne bağlı olabilir. Bu durum Türkiye’de bu kadar karışık değildir, Türkiye’de bölüm başkanı aynı zamanda asistan eğitimin de başıdır, yönetimin de başıdır, kliniğin de başıdır. Bu daha çok Avrupa sistemidir. Türkiye’de üniversite sistemi de daha çok Avrupa kliniklerine benzer. Amerika’da sistem de asistan eğitim birimleri “program” öbekleri şeklide gruplanır.Bu ön açıklamadan sonra biraz daha ayrıntıya inelim. “Program” departmandan bağpımsız ise, aynı departmanda birden fazla “program” da yaratılabilir. Örneğin aynı dahiliye departmanı iki ayrı hastanede iki ayrı eğitim programı verebilir ve her ikisi de ayrı ayrı asistan alabilir ve mezun edebilir. Her iki program şefi de aynı kurumun / üniversitenin GME departmanına bağlı olacaktır ama dahiliye bölüm başkanı ile başka eksendeki yönetim ilişkisi dışında asistan eğitimi açısından bir bağı olmayacaktır.Kısaca, ABD’de asistan eğitimi denilince üniversitelerden ve kurumlardan çok programlar anlaşılmalıdır. Örnek, Harvard Üniversitesi Psikiyatri Departmanı bünyesinde 4 ayrı psikiyatri programı vardır. Bunlardan en iyisi Harvard’ın en iyi hastanesinde, diğeri harvard bünyesindeki görece en “sıkıntılı” hastanede verilir. Birinde iyi eğitim alacak kişi diğerinde sorunlar yaşayabilir. Verilecek diplomada da hastane ismi yazacaktır, Harvard değil. Bu da dikkati çekmek istediğim diğer noktadır. Programlar diplomalarını hastane tabanlı verirler. Örneğin Cleveland Clinic hastanesinden ihtisas alacak kişinin sertifikasyonunda hastanenin adı yazacaktır. Cleveland Clinic Health System bünyesindeki Fairview Hastanesinde örneğin ihtisas alacak kişi görümeye “cleveland clinic affiliated” ibaresi ile davet edilir, cleveland clinic’ten davet alır, cleveland clinic hocaları ile de görüştürüleblir, ancak bitirdiği programın adında cleveland clinic fairview program yazıyor olsa dahi verilecek sertifikada fairview hastanesi yazacaktır. Bu Harvard için de Johns Hopkins için de , ismini pazarlayan birçok kurum için de geçerlidir ve çok sıklıkla başvurulan bir “manevra” dır. Bu şekilde örneğin eğitim açısında daha dezavantajlı şartlarda olan New York Harlem hastanesi “Columbia affiliated” olarak pazarladığı için kompetitif olabilmektedir. Ama “certification” Harlem hastanesinden verilir.ABD’de asistan eğitimi ve “certification” yapısı ve sistemi ile yürütülür. Türkiye’deki gibi uzmanlık belgesi yoktur, kişi isterse “Board sınavına” girip “board certified” bir uzman olabilir. Ancak istemezse “board certified” olmak zorunda değildir. Elindeki tek belge “hastaneden alacağı asistanlık yaptığı kurumda şu kadar sene çalışmıştır” diyen bir ifadenin diploma formatında güzel bir kağıda yazılmasıdır

Şimdi konuyu toparlayıp en baştaki soruya dönmek istiyorum. ABD’de program sistemini anladık. O halde, ABD’de kurumsal prestijden çok “program” prestiji vardır diyerek devam edelim.

Bir programın prestiji nasıl anlaşılır?

İlk olarak hangi hastanede ya da hastanelerde eğitim yapacağından anlaşılır. “Columbia affiliated” ibaresi ya da “Cleveland Clinic affiliated” takma isimlerinin hiçbir anlamı yoktur. 1200 yataklı New York Presbytarian Hastanesi de Columbia’dır sözde, iyi olmayan şartlarda eğitim yapmaya çalışan Harlem hastanesi de aynı takma adı kullanır. Verilecek eğitimler birbiri ile hiçbir alaka göstermediği gibi sonuçta alacağınız belge de bu universite ismini yansıtmaz. Çoğunlukla olay kişinin Columbia bünyesinde eğitim aldığını “sanıyor” olmasından ibarettir. O halde ABD’de programların prestijini belirleyen şeylerden birisi hastane diyecek olursak, diğer önemli etken de öğretim üyeleridir, hangi hastanede çalılanöğretim üyelerinden eğitim alacağınızdır. Bazen 10 tane hastanedeki herkes “harvard affiliated” diye geçer ama bunlardan birisi Veteran hastanesinde ameliyat yapar, diğeri Massachusetts General Hospital’da ameliyat yapar. Aynı manevrayı Johns Hopkins Bayview Merkezinde, Yale Bridgeport hastanesinde, Cleveland Clinic Fairview Hastanesinde, Columbia Harlem hastanesinde, ve daha niceleri nice hastanelerde yapmaktadır. Burada sizi eğitecek kişilerin hangi “kurumdan” “faculty appointment” ı olduğu değil, “hangi” hastanede çalıştıkları en önemli noktadır. En büyük ikinci yanıltma burada yapılabilir.
Birbaşka önemli nokta da programların tarihidir. Kaç senedir akreditedir? Hiç akreditasyonu askıya alınmış mıdır? Programın adı değiş midir? Değişmişse neden? Program şefi kaç senedir koltuğunda oturmaktadır vb gibi bütün bilgileri www.acgme.org sitesinden ilgili program hakkındaki tüm detaylar bulunabilir.

Dr.Ulaş Mehmet Çamsarı
http://www.usmer.org
http://blog.ulascamsari.com

 Leave a Reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

(required)

(required)