Tem 132011
 

Aşağıda inceleyebileceğiniz rapor, hayranlık uyandırıcı bir motivasyonla ile Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Asistan Hekimleri tarafından hazırlanmış hastanedeki asistan sorunlarını bölüm bölüm detaylandıran bir rapordur.

Kendilerini bu çabalarından dolayı kutluyoruz, destekliyoruz ; ABD’de çalışan hekimler olarak isteklerinin gayet yerinde istekler olduğunu, maruz kaldıkları şartların dünya standartlarındaki hekimlik koşulları açısından kabul edilemez oluduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. İlgili makamların bu denli sistemli olarak hazırlanmış bir raporu inceleyeceklerini ve gereğini yapacaklarını umuyoruz.

Dr.Ulaş M. Çamsarı
Department of Psychiatry
University of Maryland School of Medicine
Baltimore, MD, ABD
USMER

raporun PDF dosyasının indirmek için:
http://www.asistanhekim.org/wp-content/uploads/2011/07/rapor.pdf
____________________________________________________________________________________________
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ ASİSTAN HEKİM SORUN RAPORU
Asistan hekimler, her tür değerlendirmenin ötesinde hekimdirler. Hekimlerin sahip
olduğu bütün hak ve yetkilere sahip olmaları, hekimler için çizilmiş çalışma sınırlarının dışında
çalıştırılmamaları gerekir. Beraberinde asistan hekimler, belli bir uzmanlık alanıyla ilgili eğitim
alan kişiler olup eğitimlerini sürdürebilecekleri uygun koşulları talep etme ve nitelikli bir eğitim
sürecinden geçmeyi isteme hakları vardır. Bunlara ek olarak asistan hekimlerin araştırma
görevlisi kimliği gereği olarak araştırma yapabilmek amacıyla uygun mekân ve malzemelerle
beraber yeterli bir boş zaman dilimine da ihtiyaçları vardır. Günümüzde asistan hekimlerin bu
asgari koşullara sahip olmadığı açıktır. Eğitim aktiviteleri, mesai saatleri dışına çıkarılarak
çalışma süreleri (hizmet) artırılmaya çalışılmıştır. Böylece eğitimin kalitesi ve hatta kantitesi
azaltılmıştır. Benzer şekilde adeta dogmatik bir yönelimle, araştırmanın kişisel bir özellik olduğu
vurgulanarak asistan hekimin kendine boş zaman ayırmasının önüne geçilerek asistan hekimlerin
hizmet süreleri arttırılmış ve araştırma konusunda cesaretleri kırılmıştır. Bu koşullarda asistan
hekimler tek yapabildikleri hizmet düzeyine göre değerlendirilmeye başlanmıştır. Kendilerini bu
şekilde tanımlamaları ve konumlandırmaları için özel, progresif, sistematik bir değersizleştirme
programı işletilmiştir ki bilinçli veya bilinçsiz bunun adı mobbing’dir. Asistan hekimlerin elinde
tek kalan kimliği olan hizmet üreten hekim kimliği de olması gerekenin uzağındadır. Böylece
çalışma süreleri ve koşulları, kendi meslek grubu için tariflenen çalışma sınırlarının dışına
taşarak yer yer insani sınırları zorlayacak düzeye ulaşmıştır. Cerrahi bölümlerdeki asistanların
durumu, görülecek olursa buna iyi bir örnektir.(Ayrıntılı bilgi için girişteki tablo incelenebilir)
Mevcut durum ve gidişattan memnun olmama ortak paydasıyla yola çıkan ve bir araya
gelen asistan hekimler, süreç içinde çeşitli yer ve zamanlarda, yetkili/yetkisiz kişi ve
yöneticilerle görüşme yaparak, basın açıklaması ve iş bırakma eylemleriyle sesini duyurmaya
çabalamış. Bunu yaparken de sorunlarını tanımlamaya çalışmıştır. Akdeniz Üniversitesi Tıp
Fakültesi Hastanesi’ nde de süreç aynı adımları ilerlemiş ve asistan hekim sorunlarını çözmek
için asistan hekim temsilcileri, öğretim üyeleri ve dekanlığın yer aldığı bir komisyon
kurulmuştur. Bu komisyonda asistan hekimlerin belirlediği talep listesinden hareketle; şu
maddelerin fakülte yönetim kurulunca müdahale edilemeyecek maddeler olduğu, bunlarla ilgili

YÖK düzeyinde girişimlerde bulunulacağı teyit edilmiştir:
1. Asistan eksiği olan bölümlerde bu eksiğin giderilmesi
2. Temel tıp bölümlerinde istihdam sorununun çözülmesi
3. Performans uygulamasından vazgeçilmesi
Komisyonda şu maddelerde görüş birliğine varılmış ve bunların gerekliliğine dikkat
çekilmiştir:
1. Eğitim ve araştırma programı, her anabilim dalı için ayrı, standart bir eğitim müfredatına
bağlı olarak ve performans baskısından kurtarılarak yeniden düzenlenmeli, eğitim aktiviteleri
mesai saatleri içinde yapılmalı ve öğretim üyelerinin eğitime aktif katılmaları sağlanmalıdır. 2. Asistanların net görev tanımlamaları yapılmalı, alınan kararlarda söz sahibi olmalı,
akademik kurullarda ve hastane yönetiminde temsil edilmeli, kararlarda oy hakkına sahip
olmalıdır.
3. Ücretlendirmedeki çarpıklıklar düzeltilmeli, aldıkları ücretleri düşen bölümlerin bu
sorunları çözülmeli, fazla çalışma saatlerinin hepsi ücretlendirilmelidir.
4. Çalışma saati maksimum aylık 220 saat olmalı, nöbet sonrası izin hakkı uygulanmalıdır.
Mesai saati 17.00’da sona ermeli, mesai dışı çalışma ve ameliyatlar durdurulmalıdır.
5. Hasta sayısı polikliniklerde hekim başına 15–20 hasta ile sınırlandırılmalıdır.
6. Sağlık çalışanlarına karşı yapılan şiddete karşı önlemler alınmalıdır.
7. Yemekhane sorunu biran önce çözüme kavuşturulmalı; yemekhane şartları düzeltilmeli,
ameliyathane çalışanlarının yemek sorunu çözülmelidir
Komisyonda, mevcut çalışma saati, nöbet sonrası izin durumu, mesai bitiş saati, mesai
dışı çalışma ve ameliyat durumu, polikliniklerde bakılan hasta sayıları, bir hasta için ayrılması
gereken süre, bir hekimin bakabileceği maksimum hasta sayıları ve optimum çalışma süreleriyle
ilgili çalışma yapılmasına, angaryaların belirlenmesine karar verildi.
Bu amaçla hastanedeki tüm bölümleri kapsayacak şekilde bir anket düzenlenerek yüz
yüze görüşme şeklinde tüm asistanlarla görüşülmeye çalışılmış ve bir rapor oluşturulmuştur. Bu
rapor yapılan anket çalışmasının sonuçlarını içermektedir. Kardiyoloji ve kulak-burun-boğaz
kliniğindeki asistanlara ulaşılamamıştır. Her ne kadar anket çalışmasına katılmamak bu iki
bölüm asistanlarının kendi insiyatifleri olsa da katılmamalarının nedeninin ön planda,
bölümlerince baskı gördükleri ya da baskı görecekleri yönünde çekinceleri olduğu
düşünülmektedir.

TIP FAKÜLTESİ NEDİR?
Bugün gelinen noktada tıp fakültelerinin hatta üniversitelerin ne olduğunu, ne olması
gerektiğini tartışmak durumundayız. Tıp fakültesi kaba tanımlama ile önceliği eğitim ve
araştırma olan kurumlardır. Üçüncü sırada ise bu iki amacı gerçekleştirmek için hasta bakımı
gelmektedir. Ancak şu an gelinen noktada ilk iki amaç neredeyse yok olmuş durumda iken
hizmet, yani hasta bakımı ilk sıraya yerleşmiştir. Bu sorununun kökeninde tabi ki siyasal
iktidarların üniversitelere ve tıp fakültelerine biçtiği görevin önemli bir payı vardır. Performansa
dayalı ücretlendirme bu sorunu katlayarak artırmakta ve tamamen hizmet hastanesine
dönüştürmektedir. Aşağıda tartışılacak sorunların birçoğunun kökeninde bu anlayış yer almakta
iken üniversitelere verilen devlet desteği üniversitede, eğitim ve araştırmaya neredeyse vakit
ayırmamayı empoze eder bir niteliktedir.

VERİLİ DURUMDA ASİSTAN TANIMI

Asistan, şu anki durumda hastanenin tüm iş yükünü omuzlarında taşıyarak rapor imza
yetkisi olmayan, hastanenin en büyük iş üreticisi konumunda iken eğitime ve araştırmaya vakti
kalmayan, eğitimini mesai dışına taşımak zorunda kalan, çalışma şartları esnek , ücretlendirmesi
tamamen sömürü mekanizmalarının en fazla işlediği düzende, hastasına sağlık vermek için gece
gündüz çaba sarfeden ancak angaryalardan hastalarına bile uygun vakit ayırmayacak konuma
gelen, tüm yaptıklarıyla iş/hizmet üretmesine rağmen işçi kabul edilmeyen ve yasal olarak
uzmanlık öğrencisi kabul edilmesine rağmen eğitim de alamayan hekimdir.

YÖNETMELİĞE GÖRE ASİSTAN TANIMI
18 Temmuz 2009’da Resmi Gazete’de yayınlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık
Yönetmeliği’ne göre tıp asistanları şu şekilde tanımlanmaktadır:
MADDE 14 – (1) Uzmanlık öğrencisi; kurumlarındaki kadro unvanı ne olursa olsun, tıpta ve diş
hekimliğinde uzmanlık ana veya yan dallarından birinde uzman olarak yetiştirilmek amacıyla, bu
Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde eğitim ve öğrenim gören, araştırma ve
uygulama yapan tabip veya diş hekimidir.
Bu tanımlamaya göre ilgili yönetmelik çerçevesinde Tıpta Uzmanlık Öğrencisi olarak
adlandırılan asistanlar kurumda eğitim ve öğrenim alan tabiplerdir. 6 yıllık tıp öğrenimini
tamamlamış olan kişiler tabip olarak adlandırılırlar. Dolayısıyla, öğrenim görürken aynı zamanda
tabipliğin getirdiği sorumlulukları yerine getirirler.

ÇALIŞMA SAATLERİ
Asistan Hekimler yukarıda da belirtildiği üzere öğrenim gören hekimlerdir. Çalışma
süreleri eğitimleri de dikkate alınarak öğrenim ve çalışma kanunlarına uygun olarak
düzenlenmelidir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 99. maddesi uyarınca haftalık çalışma
süresi 40 saattir. Maddenin devamında özel kanunlarla yahut bu kanuna veya özel kanunlara
dayanılarak çıkarılacak tüzük ve yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate
alınmak suretiyle farklı çalışma sürelerinin belirlenebileceği düzenlenmiştir.
Anayasa’nın “Çalışma Şartları Ve Dinlenme Hakkı” başlıklı 50. maddesine göre
“Dinlenmek çalışanların hakkıdır.” Bu hak temel hak ve hürriyetlerden olması nedeniyle şahsa
bağlı devredilemez sosyal bir haktır. Anayasanın 50. maddesinin gerekçesine göre de dinlenme
hakkı “…hem çalışanın bedenen korunması için zorunlu hem de çalışanın dinlenme sonrası
çalışmasının verimi için gereklidir.”
Avrupa Birliği Parlamentosunun üye ülkeler açısından bağlayıcı ve zorunlu 1993 tarih ve
104/EC ve 2003 tarih ve 88/EC sayılı direktiflerinde, hekimlerin günlük çalışma süresi 8 saat
olup bu süre haftalık 40 saati aşmayacaktır. Zorunlu hallerde günlük çalışma süresi 10 saati
aşmamak kaydıyla uzatılabilecektir. Ancak günlük 10 saatlik çalıştırma halinde dahi, çalışanlar
yönünden bir yılda 24 hafta ortalama 8 saatlik çalışmayı güvence altına alacak şekilde çalışma
düzeninin belirlenmesi zorunludur.Avrupa Birliği Mahkemesi’nin 03.10.2000 tarihli SİMAP, 09.09.2003 tarihli JAGLER ve
11.01.2007 tarihli VOREL kararında, hekimlerin nöbetler dahil haftalık çalışma sürelerinin en
çok 48 saat olabileceği belirtilmiştir.
Tıpta Uzmanlık yönetmeliği’nin 26. Maddesinin 3. Fıkrası şu şekildedir: “Uzmanlık
öğrencisi, eğitim sorumlusunun gözetim ve denetiminde, araştırma ve eğitim çalışmalarında ve
sağlık hizmeti sunumunda görev alır, deontolojik ve etik kurallara uyar.”
Uzmanlık eğitimi gören asistanlar, kendi uzmanlık eğitimleri kapsamında ve ancak
eğitim sorumlusunun nezaretinde uygulama yapabilirler, onlara bu kapsamda nöbet tutturulabilir.
Bir insanın işini sağlıklı yürütebilmesinin ön koşulu bedenen hem de zihnen dinlenmiş
olmasıdır. Bu durum insan sağlığıyla uğraşan hekimler için daha zorunlu bir ihtiyaçtır. Asistan
hekimler tıpta uzmanlık öğrencisi olmanın yanında aynı zamanda iş üreten, yani emeğini
harcayan birer çalışandır. Tıp Fakültesi Hastaneleri’nin temel iş üreteni konumundadırlar.
Dolayısıyla yukarda belirtilen kanunsal çalışma şartlarına sahip olmak durumundadırlar. Ya da
bir karar verilmelidir. Sadece öğrenci iseler tek başlarına hiç bir şekilde çalışmamaları, nöbete
kalmamaları ve uygulamalarda öğreticinin yanında bulunması gerekmektedir. Eğer aynı zamanda
birer çalışan iseler çalışma şartları belirlenen sürelere uymalı ve ücretlendirme de ona göre
düzenlenmelidir.
Metnin ileri bölümlerinde de belirtildiği gibi asistanların mevcut çalışma koşulları
yukarda belirtilen koşulların çok uzağındadır. Aylık çalışma saati 180 ile 560 saat arasında
değişmektedir. 1800’lü yıllarda çalışan işçilerin konumunu andıran çalışma şartları artık
katlanılamaz bir duruma gelmiştir. Yapılan araştırmalar çalışma süresi uzayan asistanlarda
depresyon belirtilerinin ve tükenmişlik sendromunun belirtilerinin daha fazla olduğunu
göstermiştir. Depresyon ve tükenmişlik sendromu kişinin verimini düşüren, çevreye olan ilgisini
azaltan bir durumdur.
Bu nedenlerle çalışma saatleri yeniden düzenlenerek nöbet sonrası izin uygulanması hem
bir hak hem de mutlak bir zorunluluktur. 33 saat aralıksız çalışmanın durdurulması
gerekmektedir. Çalışma süreleri mevcut koşullar da göz önünde bulundurularak ve bölümlerle
düzenlemelere gidilerek hedef olan aylık maksimum 220 saat düzeyine çekilmeye çalışılmalıdır.

İŞ TANIMI VE ANGARYALAR
Angarya sözlük tanımı olarak bir kişiye ücret verilmeden zorla yaptırılan iş olarak
tanımlanmaktadır. Hastanemiz pratiğinde ise asistanlar tarafından tanımlanacak olursa eğitimle
ilişkisi olmayan, araştırma görevlisi doktor yerinde bulunamadığı zaman yardımcı personel
(hemşire, sekreter, paramedik, hasta bakıcı, sağlık memuru vb) tarafından yapılabilecek ya da
araştırma görevlilerinin görevi olmadığını düşündüğü işlerdir.
Hekimlik mesleği hiç kuşkusuz ki hasta ve hastalıkla ilgili bir çok işin yapılmasını
gerektirmektedir. Ancak günlük pratik uygulamalar eğitim üzerinden değil üretilen iş üzerinden
yürümektedir. Bu da kendiliğinden angarya sayabileceğimiz işleri doğurmaktadır. Pratik
uygulamada belirlenen ve her bölüm için ayrı ayrı raporlanan angaryalar hekimlik mesleğinin icrasını imkansız hale getirmektedir. Örneğin polikliniklerde bir hastaya yerine göre 5 dakika
ayrılmakta iken yazılan bir ilaç raporu yazmak yarım saati bulabilmekte, klinikte hastaya
ayırılması gereken zaman kan almakla geçirilebilmektedir. Dolayısıyla bu angaryaların ortadan
kaldırılmasıyla birlikte ortaya çıkacak zaman eğitime harcanabilecektir. Bu tür ek vakit alan ve
eğitimimize katkısı olmayan işlerin belirlenmesi ve iş tanımının içerisinden çıkarılması
gerekmektedir.
Birçok asistanın ortaklaşa angarya olarak tanımladığı işler şunlardır; kan almak, kan
tüplerine barkot yapıştırmak, kan şekeri bakmak, EKG çekmek, idrar torbası değiştirmek,
pansuman yapmak, bilgisayardan işlem girmek, bu işlemlerin onaylarını yapmak vb. Özellikle
servislerde her sabah tüm hastaların kanlarının doktor tarafından alınması ve kan tüplerine
barkotları yapıştırarak laboratuara gönderilmesinin sağlanması zaten tüm gece servis işleri, acil
servis ve diğer servislerden gelen konsültasyonlar nedeni ile uyuyamamış yorgun olan asistan
için zor bir durumdur. Aynı durum sabahları tüm servis pansumanları yapıldığında da geçerlidir.
Bazen konsültasyona giden nöbetçi asistan, kan şekeri kontrol zamanı geldiğinde işini bırakıp
servisine gelerek kan şekerlerini baktıktan sonra konsültasyonunu tamamlamak için tekrar
servisinden ayrılmaktadır. Üstelik neredeyse tüm bölümlerde nöbetçi olarak tek asistan
bulunmaktadır. Doktorların bunları bilmesi ve öğrenmesi gerekmektedir. Fakat bu işleri birkaç
kez yapmak öğrenmek için yeterlidir. Sonrasında sürekli her gün yapmak, öğrenmek değil işlerin
yürümesini sağlamaktır. Mevcut durum önemli bir miktarda iş gücü kaybına neden olmakta ve
tükenmişlik sendromuna neden olmaktadır. Dikkat edilecek olursa bu işlemlerin hepsi en son
19.04.2011de revize edilerek resmi gazetede yayımlanan Hemşirelik Yönetmeliğinde
hemşirelerin yapacağı işler olarak tanımlanmıştır. Üstelik bu işler sadece asistanların değil intörn
doktorların da yaşadığı sorunlardır. Bu ekibin paramediklerden oluşturulması serviste arrest olan
hastaya kardiyopulmoner resütasyon yapan doktor ve hemşire için de yararlı olacaktır. Ayrıca
polikliniklerde kendi iş yoğunluğu içinde çalışırken asistanların bazı öğretim üyelerinin özel
hastalarına bakmak, dış merkezde değerlendirilerek öğretim üyesince endikasyonu konmuş bir
ilacın raporunu düzenlemek ya da girişimi dışarıda yapılmış bir hastanın eksik kalan veya takip
amaçlı yapılması gereken bazı tetkiklerini düzenlemek zorunda kalması da bir angaryadır.
Eğitimle ve hastanenin hasta bakma, hizmet politikasıyla ilişkisi yoktur. Bu durum tam gün
yasasından sonra da devam etmektedir.
Personel eksikliği nedeni ile birçok asistan zaman zaman çarşaf değiştirmek, sedye
bulmaya çalışmak, hasta taşımak ve transportunu sağlamak, kan örneklerini taşımak (özellikle
pediatri bölümünde), yanında yardımcı biri olmadan girişim (LP, katater takım, parasentez vb)
yapmak zorunda kalmaktadır. Ayrıca hastalar zamanında ilgili yerlere (görüntüleme,
konsültasyon vb) gönderilememekte ya da işlemleri zamanında yapılamamaktadır. Bu durum
serviste yatmakta olan hastaların, günübirlik hastaların ve poliklinik hastalarının daha uzun süre
hastanede kalmasına, hastaların birikmesine ve yoğunluğa neden olmaktadır. En nihayetinde ise
zamanda ve iş gücünde kayıplarla sonlanmaktadır.
Birçok bölümde istirahat, ilaç, malzeme, maluliyet, durum bildirir rapor vb çok sayıda
rapor düzenlenmektedir. Bu durum mevcut asistan sayısı, iş yükü fazlalığı, medi-hasta
programından kaynaklanan zorluklar göz önünde bulundurulduğunda zaten az olan iş gücünde ve
zamanında kayıplara neden olmaktadır. Zaten mevcut yazılan raporlar belli bir şablon ve format
üzerinden yazılmaktadır. Herhangi bir klinik öykü, fizik muayene bulgusu içermemektedir.
Rapor işleri ile aşina bir sekreter tarafından kolayca düzenlenebilmektedirler. Aynı durum çıkış
özeti yazımı esnasında da söz konusudur. Anlatılmak istenen hastanın tıbbi durumunun ve progresinin doktor tarafından tanımlandığı epikriz değildir. Tıbbi epikrize ilaveten birçok
malzeme, işlem kodları, kan kompedan numaraları, hastanın durumunu ifade eden SGK ile
ilişkili şablonlar (birinci derece yoğun bakım hastası olup…) içermektedir. Tıbbi bir sekreter
tarafından düzenlenmiş bir raporun ve tıbbi epikrizi doktor tarafından yazılmış çıkış özetinin
tıbbi sekreter tarafından tamamlanması sonrasında, doktor tarafından kontrolü bu sorunu
çözecektir. Ayrıca öğretim üyeleri poliklinikte zaten yoğun çalışmakta olan asistandan sıklıkla
rapor düzenlenmesi, tetkik istemi yapılması, randevu verilmesi vb taleplerde bulunmaktadırlar.
Bu işleri de tıbbi sekreter yerine getirebilir.
Bu gereksinim ek yardımcı personel (hemşire, paramedik, sekreter (tıbbi), hasta bakıcı,
hizmetli gibi) alımını zorunlu kılmaktadır.
EĞİTİM
Tıpta uzmanlık yönetmeliğinin 26. Maddesinin 1. Ve 2. Fıkrası şu şekildedir:
(1) Uzmanlık öğrencisinin, kurum ve birimlerde eğitimin çağdaş standartlarda verilmesinin
sağlanmasını isteme hakkı vardır ve bunu sağlamak kurum amirlerinin görevidir. Nöbet, çalışma
ve eğitim odaları gibi uzmanlık eğitimi alan kişinin eğitsel ve sosyal gereksinimlerini karşılayan
alt yapı kurumca sağlanır.
(2) Uzmanlık öğrencileri uzmanlık eğitimi uygulamasından sayılmayan işlerde
görevlendirilemez.
Birçok bölümde düzenli ve planlı eğitim saatleri uygulanmamakta, var olan eğitim
aktiviteleri de verimli geçmemekte, bazı bölümlerde eğitim saatleri öğle arası olarak
uygulanmaktadır. Fakültemizde de kabul gördüğü üzere öğle arası 12:00-13:00 arası olmak
kaydıyla mesai saatleri 08:30-17:30 olarak belirlenmiştir. Öğle arası, çalışanların yemek yediği
ve dinlediği bir zaman aralığıdır, aynı zamanda yasal bir haktır. Eğitimin öğle arası yapılması
asistanları kesintisiz 9–10 saat çalışmasına neden olmakta ve verilen eğitimin verimini de önemli
ölçüde düşürmektedir. Eğitim saatleri öğle arasında ya da mesai saatleri dışında değil mesai
saatleri içinde yapılmalıdır. Ayrıca eğitim sadece kapalı bir odada bilgisayar eşliğinde konuların
anlatıldığı bir aktiviteden ibaret değildir. Poliklinikte beraber hasta bakmak, ameliyat yapmak,
girişim uygulamak, vaka ve mortalite toplantıları düzenlemek, vizitlerde hasta tartışmak da
eğitimdir. Bir nevi usta-çırak ilişkisidir eğitim. Maalesef neredeyse tüm bölümlerde yasal olarak
da tek başlarına çalışmaması gereken asistanlar tek başlarına çalışmaktadır. Sonuç olarak eğitim
ve asistan kalitesinde geldiğimiz durum son 10–20 yılın gerisindedir.
Buna uyarak, çalışma şartlarının iyileştirilmesiyle birlikte eğitim yeniden planlanmalı,
çalışma şartları eğitim almaya dönük düzenlenmelidir. Eğitimle ilgili olmayan ve raporun
ilerleyen bölümlerinde belirtilen angarya işler ortadan kaldırılmalı, rutin yapılan bu angaryalar
tanımlanarak belirtilen ilgili personel alımı ile angaryaların son bulması sağlanmalıdır. Bu
sayılanlar yapıldığı taktirde eğitim düzenli hale gelerek sağlıklı zihinlerin eğitim alabilmesi
sağlanacak ve iyi uzman hekimler yetiştirilebilecektir. Fazla çalışmanın eğitimi daha iyi hale
getirebildiğine dair bir veri de bulunmamaktadır.Bu şartlar altında: eğitim ve araştırma programlarının her anabilim dalı için ayrı standart
bir eğitim müfredatına bağlı olarak ve performans baskısından kurtarılarak yeniden
düzenlenmesi, eğitimin mesai saatleri içinde yapılması, öğretim üyelerinin eğitime aktif olarak
katılmaları sağlanarak gerekli alt yapı ve uygun koşullar oluşturulmalıdır. Uzmanlık eğitimi
Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğine uygun olarak oluşturulmalı, düzenli
olarak eğitim aktiviteleri ölçülerek bölümlerin eğitim aktivitelerine nicelik ve nitelik olarak uyup
uymadığı takip edilmelidir. Gerekli uyumu ya da niteliksel gelişimi gösteremeyen bölümlere
yaptırımlar uygulanmalıdır.
Belki de birçok ülkede uygulandığı gibi kolayca ulaşılabilir kaynakların ve
laboratuarların oluşturulması, eğitim müfredatının ve programının her dönem başında
açıklanması, öğretim üyelerinin eğitime aktif katılımlarının sağlanması, her eğitim aktivitesi
sonrası asistanlarca geri bildirimlerde bulunulması, eğitimin (MSEK tarafından) denetlenmesi,
sadece eğitilenlerin değil eğiticilerin de eğitilenler tarafından değerlendirilmesi eğitim kalitesini
arttırabilir.

YÖNETİME KATILMA HAKKI
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yaklaşık 400 asistan hekim bulunmakta ve
akademik kadro içerisinde tanımlanmaktadır. Ancak mevcut durumda asistanların sıkıntıları ve
önerileri hiç bir şekilde yönetim kurullarına direk olarak taşınmamakta ve söz hakkı
verilmemektedir. Kendileriyle ilgili alınan hiçbir kararda söz hakkına sahip değillerdir.
Eğitimleriyle ve çalışma şartlarıyla ilgili herhangi bir şekilde görüş bildirememekte, alınan
kararlarda söz hakkına sahip olamamaktadırlar. Akademik kurullara ve fakülte yönetim
kurulunda temsil edilmeleri ve söz hakkına sahip olmaları kendileriyle ilgili verilecek kararlara
etki edebilmelerini sağlayacaktır.

GÜVENLİK
Sağlık görevlilerine ve özellikle hekimlere yönelik şiddet eylemleri son zamanlarda
oldukça artmış olup hayatı tehtit eder duruma gelmiştir. Şiddetin artmasının siyasal, sosyolojik
ve psikolojik birçok sebebi bulunmaktadır. Ancak somut olarak çözüm üretilebilmesi açısından
hastanemiz özelinde yaşanan olaylar üzerinden alınabilecek tedbirler tartışılacaktır.
Hastanemizde güvenlik görevlileri olaya müdahale etmemektedir. Yetkisinin olmadığını ifade
etmektedir. Birçok hasta yakını sıklıkla servislere kesici-delici aletlerle (nadiren silahla)
girebilmekte, poliklinikte hasta bakarken, nöbette dinlenme esnasında odalara rahatça
girebilmektedir. Bu durum can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmaktadır. Ayrıca daha önceden
de yaşanan birkaç örnekte olduğu gibi hasta yakınları tarafından darp edilen asistanlar kendi
bölümlerince ve ilgili öğretim üyelerince kollanmamaktadır. Hastane yönetiminin çalışanına
sahip çıkmadığı gözlenmektedir. Böylece hasta yakınları yaptıkları şeyin doğru olduğunu
düşünmekte, buna şahit olan diğer hasta ve yakınlarını bu tür uygulamalara teşvik etmektedir.
Bir diğer konu ise bu tür durumlar karşısında hukuki olarak bizi savunabilecek yol
gösterebilecek kişi ve kurumların hastanemizde yokluğudur. Son yaşanan onkoloji bölümündeki
örnekte nöbetçi savcı gelerek olayı kovuşturmaya gerek olmadığını söyleyerek dosyayı kapatmıştır. Hâlbuki bu durumda yanımızda bir avukat olması durumunda avukatın teknik
desteği ile savcı tarafından dosyanın kapatılması belki de engellenebilirdi. Güvenlik
görevlilerinin etkin çalışmasının sağlanması, giriş-çıkışların sıkı kontrolü, şiddet uygulayanların
hastaneden uzaklaştırılması ve servislere alınmaması, sürekli 24 saat ulaşılabilir bir avukat
sağlanması güvenlik sorunlarının rahatlamasına katkı sağlayacaktır.
YEMEK VE YEMEKHANE
Ameliyathane başta olmak üzere tüm servislerde yemeğe ulaşmakta zorluklar
yaşanmaktadır. Yemek saatinde ameliyatta olan, serviste işlerini nedeni ile yemeği kaçıran ve
serviste tek kişi olması nedeni ile nöbette kendi bölümünde çıkamayan asistan hekimler yemek
yiyememektedir. Enfeksiyon riski nedeni ile ameliyathaneye yemek getirilemeyeceği
söylenmektedir. Fakat aynı ameliyathane içinde kantinde ücret karşılığı yemek sunulmaktadır.
Madem enfeksiyon riski söz konusu neden kantinde yemek yenebilmektedir. Sorun sulu yemek
servisi ise ameliyathaneye sabahtan sayı belirlenerek öğle ve gerektiğinde akşam saatlerinde
paket yemek servisi yapılabilir.
Servislerde tüm hastalara yemek servisi yapılırken asistan dâhil tüm çalışanlara yemek
verilmemektedir. Bir düşünün yoğun iş yükü nedeni ile yemek yiyememiş aç bir durumda iken
baktığınız hasta gözünüzün içine bakarak yemek yemektedir. O anki acil işleri bitirene kadar da
yemeğe gidemeyeceksiniz. Mevcut durum ayrıca bir başka soruna neden olmaktadır. Yemek için
servisten ayrılan personel, hemşire, sekreter vb çalışanlar nedeni ile 12:00-13:30 ve 18:30-19:30
saatleri arasında serviste asistan dışında aktif çalışan kalmamakta ve işler sonraki saatlere
sarkmaktadır. Bu esnada bir hastanın kötüleşmesi durumunda hastayla baş başa kalınmaktadır.
Personel, hemşire, yoğun bakım nöbetçi doktoru, radyoloji ya da diğer ilgili konsültanlara
ulaşılamamakta ya da en azından ciddi zorluklarla karşılaşılmaktadır. Hastalara da uygulandığı
gibi nöbetçi tüm çalışanlara da bölümlerde yemek servisi yapılması gerekmektedir. Sorun hijyen
ya da enfeksiyon riski ise aynı durum hastalara yapılan yemek servisleri için de geçerlidir. Süresi
sonunda yenmeyen yemekler yemekhaneciler tarafından toplanarak bu sorun çözülebilir.

BÖLÜMLERİN ÖZEL SORUNLARI
DÂHİLİ BİLİMLER SORUNLARI

NÖROLOJİ
Bölümde asistan hekimler ortalama olarak 310 saat aktif (252-366) çalışmaktadır.
Polikliniklerde ortalama saat 17:00 de, servislerde ise ortalama saat 18:30 da hastaneden
ayrılabilmektedirler. Günlük poliklinik ortalama sayıları 40-45 hastadır. Randevu harici aradan
ortalama (kayıtlı ya da kayıtsız) 5 hasta bakmaktadırlar. Bölüm asistanlarınca bir hasta muayenesi için ayrılması gereken süre ortalama 20-22 dakika olup ideal olarak günde 30-35
hasta bakmak gerektiğini düşünmektedirler.
Nöroloji bölümünün serviste sadece bir personeli bulunmaktadır. Hastalar radyolojiye,
EKO’ ya vb yerlere zamanında ulaştırılamamaktadır. Dolayısıyla ertesi güne ya da günlere
sarkan işler nedeni ile hasta yatış süreleri uzamaktadır. Lomber ponksiyon vb girişimler
esnasında da çoğu zaman personel bulunulamadığından işlemler asistan hekimlerce tek başlarına
yapılmaktadır.
Eğitim saatleri azdır ve yapılan eğitimler mesai saatleri dışında yapılmaktadır. Eğitim
saatlerinin arttırılması ve mesai saatleri içinde yapılamalıdır.
Serviste yer olmaması nedeni ile dış servislerde hasta takip edilmektedir. Dış serviste
yatan hastalar kendileri il ilgilenilmediğini ifade edip doktoru suçlamakta, hasta takibi için (kan
almak, kan şekeri bakmak, EKG çekmek vb angaryalar nedeni ile) kendi servisinden ayrılmakta,
dış servisteki hastanın kötüleşmesi durumunda uzun süre kendi servisini boş bırakmaktadır.
Nöroloji olarak dış serviste hasta takip edilmemelidir.

ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI
Bölümde asistan hekimler ortalama olarak 320 saat aktif (184-428) çalışmaktadır.
Polikliniklerde ortalama saat 17:30 da, servislerde ise ortalama saat 18:00-18:30 da hastaneden
ayrılabilmektedirler. Günlük poliklinik ortalama sayıları genel çocuk için 63, nefroloji için 124,
gastroenteroloji için 72 ve nöroloji için 35 hastadır. Randevu harici aradan ortalama (kayıtlı ya
da kayıtsız) 4-8 hasta bakmaktadırlar. Bölüm asistanlarınca bir hasta muayenesi için ayrılması
gereken süre ortalama 25-30 dakika olup ideal olarak günde 20-30 hasta bakmak gerektiğini
düşünmektedirler.
Hastanede işleri biten asistanlar ilgili bölümde o günkü yapılan işlemlerin bilgisayarda
performans onaylarını yapmaktadır. Yapılan işin eğimle ve sağlık hizmeti sunmakla hiçbir
ilişkisi yoktur. Tamamen bir sekreterlik görevidir. Ayrıca hastalara poliklinik kontrol ve işlem
randevularını asistan hekimler düzenlemektedir. Bu da bir sekreterlik görevidir.
Asistan hekimler serviste ve bazen poliklinikte radyolojik görüntüleme, girişimsel
işlemler vb nedenler ile hastalara refakat etmekte sedo-analjezi uygulamasını takip etmekte ve bu
nedenle işlerini bırakıp iş yerlerini terk etmek zorunda kalmaktadır. Bu durum asistanların kendi
iş yerlerindeki işlerin yarıda kalmasına, uzamasına ve sıklıkla mesai saatleri dışına sarkmasına
neden olmaktadır. Dolayısıyla iş gücü kaybına neden olmaktadır. Ayrıca asistanların bu
uygulamalar konusunda aldıkları bir eğitim yoktur. Bu işler için paramedikler alınması bu sorunu
çözebilir. Erişkin acil serviste görüntüleme yapılacak ve sedasyon gereksinimi olan hastalara
(pediatrik vakalar da dahil) paramedikler refakat etmekte ve doktor talimat sınırları içinde
başarıyla sedasyon uygulamaktadırlar.
Her ne kadar başka servislerde hasta takip etmek zor ve tercih edilebilir bir durum olmasa
da (pediatri hastaları başka serviste takip edilmemelidir) yatması gerenken ve çocuk servisinde yer olmayıp dış merkezlere de sevk edilemeyen hastalara başka servislerde yer aranmaktadır.
Fakat servisinde boş yer olmasına rağmen klinikler hastalara yer vermemektedir. Bu durum acil
servislerde yatak işgallerine ve acil servis önünde hasta yığılmalarına neden olmaktadır. Sıklıkla
yatış gerektiren birçok tedavi işlemi (transfüzyon, ilaç tedavisi, bir takım invaziv girişimler vb)
acil serviste verilmektedir. Böylece acil servis asistanları çıkış özeti yazmak zorunda
kalmaktadır. Zaten yoğunluğu ve iş yükü fazla olan asistanın acil serviste bu şartlarda çıkış özeti
yazması makul ve mazur görülebilecek bir durum değildir. Bu tür hastalara başka servislerin yer
vermesi, acil serviste çıkış özeti uygulamasından vazgeçilmesi veya bu işler için bir tıbbi sekreter
görevlendirilmesi bu sorunu çözebilir.

İÇ HASTALIKLARI
Bölümde asistan hekimler ortalama olarak 300 saat aktif (220-400) çalışmaktadır.
Polikliniklerde ortalama saat 17:00 de, servislerde ise ortalama saat 17:30 da hastaneden
ayrılabilmektedirler. Günlük poliklinik ortalama sayıları genel dahiliye için 30, hematoloji için
50, endokrinoloji için 50, onkoloji için 35, romatoloji için 34, alerji-immünoloji için 35, nefroloji
için 65 ve gastroenteroloji için 42 hastadır. Randevu harici aradan ortalama (kayıtlı ya da
kayıtsız) 5 hasta bakmaktadırlar. Bölüm asistanlarınca bir hasta muayenesi için ayrılması
gereken süre ortalama 20 dakika olup ideal olarak günde 25-30 hasta bakmak gerektiğini
düşünmektedirler.
Organ nakli bölümü nefroloji yan dalı altında olması gereken, genel dahiliye uzmanının
eğitiminde gerekli olmayan, özellikli bir alandır. Eğitim amaçlı bu bölümde rotasyon yapmak
gerekli olabilir. Fakat dahiliye asistanları olarak bu bölümde çalışmamızın nedeninin enstitünün
işlerini yürütmek olduğunu düşünmekteyiz. Ayrıca organ nakli servisinde nöbet tutmak dahiliye
adına en büyük angaryadır.
Asistan sayısındaki yetersizlikten dolayı serviste asistan başına bazen 20-22 hasta
düşmektedir. Bu hastaların takibinin yapmak, tetkikleri için randevu almaya çalışmak (telefonla
sürekli randevu peşinde koşmak), transport (tetkik vb nedenlerle) saati geldiğinde personel
aramak asistanlar için yıpratıcı olmaktadır. Personel (sekreter, hasta bakıcı, sekreter vb) eksikliği
asistan hekimlere birçok angarya olarak yansımaktadır.

RADYOLOJİ
Bölümde asistan hekimler ortalama olarak 337 saat aktif (208-450) çalışmaktadır. Asistan
hekimler bölümlerinde ortalama olarak MR için 22:30, BT için 24:00 ve USG için 18:00 de
hastaneden ayrılabilmektedirler. Günlük yaptıkları görüntüleme sayısı MR için 120, BT için 100,
USG için 200, girişimsel radyoloji için 8, anjiografi için 8 ve mamografi için 45 görüntülemedir.
Randevu harici aradan ortalama (kayıtlı ya da kayıtsız) 5-10 görüntüleme yapmaktadırlar. Bölüm
asistanlarınca bir görüntüleme için ayrılması gereken süre ortalama olarak MR, BT ve USG için
30 dakika, girişimsel radyoloji ve anjiografi için 60 dakika ve doppler USG için 30 dakika olup
ideal olarak BT için günde 40 görüntüleme yapmak gerektiğini düşünmektedirler.Nöbet saatlerinde yapılan görüntülemelerin ön raporları asistanlarca manuel (el yazısı ile)
olarak düzenlenmektedir. Bir asistanın görevi rapor yazmak değildir. Rapor yazmak uzman ve
daha üst akademik kadrodaki hekimlerin görevi ve sorumluluğundadır. Nöbetlerde rapor yazarak
tıbben ve hukuki olarak büyük riskler almaktayız. Çarpıcı bir örnek verilecek olursa birkaç ay
önce acil servise başvuran bir hastanın beyin BT görüntülemesi normal olarak ön rapor
edilmiştir. Nöroloji tarafından da değerlendirilen hasta ertesi gün nöroloji poliklinik kontrolü
önerilerek taburcu edilmiştir. BT filminin kesin raporunun düzenlenmesi esnasında, 2 gün sonra
öğretim üyelerince yapılan kontrolde hastada şüpheli SAK görünümü saptanmıştır. Bu hasta 2
gün boyunca hastanemiz nöroloji polikliniğine ve sonrasında 2 farklı dış merkeze aynı
şikâyetlerle başvurmuştur. Radyoloji tarafından kesin rapora binaen hasta geri çağrılmıştır.
Şüpheli SAK görünümü devam etmekte olan hasta beyin cerrahisi kliniğine yatırılmış ve
anevrizması saptanarak opere edilmiştir. Bu duruma neden olan bir diğer etmen ise yardımcı ara
akademik kadro (yrd. doç, uzman, fellow vb) eksikliğidir. Ayrıca bu eksiklik nedeni ile günlük
rutin işler esnasında kıdemli asistanlar daha fazla sorumluluk almakta ve yorulmaktadır.
Eğitimler düzenli ve eğitici kontrolünde yapılmamakta, iş yükü fazlalığı nedeni ile
eğitime asistan katılımı azalmaktadır. Araştırma faaliyetleri azalmakta özellikle yurtdışı olmak
üzere kongrelere katılım düşmektedir. Ayrıca rotasyonlar tamamlanamamakta yıllık izinler
kullandırılmamaktadır. Radyasyon izinlerini hemşireler ve teknisyenler kullanmakta iken asistan
hekimlere bu izin kullandırılmamaktadır. Ayrıca skopi işlemleri esnasında teknisyen
kullanılmamaktadır. BT ve MR bölümlerinde asistanlar ortalama olarak gece 23:00-24:00
saatlerine kadar çalışmaktadır. İş yükü arttıran bir diğer etmen nöbetlerde acil endikasyonu
olmayan hastalara görüntüleme yapmak zorunda kalınmasıdır.
B-blokta nöbet tutarken hasta ve yakınları rahatça doktor odasına girebilmektedir. Bu
konuda güvenliğimiz sağlanamamaktadır. Ayrıca nöbetçi doktor odasında yatak bulunmaması
nedeni ile asistanların dinlenmesi mümkün olmamaktadır.

FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON
Bölümde asistan hekimler ortalama olarak saat 305 aktif (250-360 çalışmaktadır.
Polikliniklerde ortalama saat 17:30 da, servislerde ise ortalama saat 17:30 da hastaneden
ayrılabilmektedirler. Günlük poliklinik ortalama sayıları 40 hastadır. Randevu harici aradan
ortalama (kayıtlı ya da kayıtsız) 5 hasta bakmaktadırlar. Bölüm asistanlarınca bir hasta
muayenesi için ayrılması gereken süre ortalama 20 dakika olup ideal olarak günde 25 hasta
bakmak gerektiğini düşünmektedirler.
Asistanlar bölümün yapısı itibariyle çok sayıda rapor (ilaç, malzeme, maluliyet, durum
bildiri ve istirahat) düzenlemektedir. İş yükünün artmasının en büyük nedenlerinden biri bu rapor
işlemleridir. Bu nedenle tıbbi sekreter alınması gerekmektedir.
Ev programı ve fizik tedavi düzenlemesi amacıyla mesai saatleri içinde fizyoterapistlere
ulaşılamamakta hafta sonrası fizyoterapist bulunmadığından fizik tedavi uygulanamamaktadır.
Gün içerisinde klinikte çalışan personele (doktor, hemşire, diğer personel) yemek
verilmemektedir. Yemek yiyebilmek için klinik binasını terk edip B blok ya da hafta sonları A
bloğa gitmek gerekmektedir.İş yükü fazlalığı nedeni ile araştırma ve tez çalışmalarına zaman ayrılamamaktadır.

ACİL TIP
Bölümde asistan hekimler ortalama olarak 226 saat aktif (186-266) çalışmaktadır. Günlük
poliklinik ortalama sayıları 220 hastadır. Randevu harici aradan ortalama (kayıtlı ya da kayıtsız)
4 hasta bakmaktadırlar. Bölüm asistanlarınca bir hasta muayenesi için ayrılması gereken süre
ortalama 20 dakika olup ideal olarak günde 25 hasta bakmak gerektiğini düşünmektedirler.
Hasta çıkış özeti yazılması acil servisin kendine özgü yapısı ve yoğunluğu
düşünüldüğünde zor olmaktadır. Zaten yazılan çıkış özeti de hasta kliniğini belirtmek için değil
yapılan işlem, girişim, malzeme ve ilaçların epikrizde belirtilmesi şeklindedir. Özellikle acil
servise başvuran her yeşil kartlı hastaya durum bildirir rapor düzenlenmektedir. Sadece akut
farenjit tanısı alan basit bir hastaya bile medi-hasta programının yarattığı zorluklar içinde rapor
düzenlemek gerekmektedir. Tıbbi sekreter uygulamasına geçilmelidir.
Poliklinik sekreterlerince özellikle sorun yaşanan ya da beklemek istemeyen hastalar acil
servise yönlendirilmekte olup bu durum iş yükümüzde artışa neden olmaktadır. Acil servise
hasta yönlendirmek ve acil endikasyonu koymak sekreterlerin değil doktorların kararı olmalıdır.
Böyle durumlar yaşanması durumunda poliklinik doktoruna haber verilmeli ve poliklinik
doktorunun direktiflerine göre davranılmalıdır.
Yatması gereken ve ilgili kliniklerde yer olmayan hastalara nöbetçi müdür aracılığıyla
yer aranmaya çalışılmaktadır. Nöbetçi müdür bu durumlarda insiyatif almamakta (boş olan
kliniğe hasta yatırdığında ertesi gün o klinik anabilim dalı başkanınca azarlandığını ifade
etmektedir) acil hekimlerini, kliniğinde boş yeri olan asistanla pazarlık yapmaya itilmektedir.
Hastane yönetim kurulunca alınan boş olan yataklara acil serviste bekleyen hastaların yatması
kararına rağmen klinik doktorları yer vermemektedir. Acil serviste bu nedenle günlerce yer
bekleyen hastalar olmaktadır. Bu nedenle bazen hasta tedavilerinde aksamalar da yaşanmaktadır.
Ayrıca komplike, bir çok ek problemi olan bazı hastalar yatış endikasyonu olduğu ilgili
bölümlerce kabul edilmesine rağmen herhangi bir klinikçe sahiplenilmediğinden günlerce acil
serviste beklemektedir. İlgili bölümlerce birçok kez tekrar görüşülmekte ve bu durum yılgınlık
yaratmaktadır. Bu tür durumlarda belli bir süre içinde yatırılamayan hastaların, acil servis
doktorları tarafından uygun görülen kliniğe yatırılma yetkisi verilmesi gerekmektedir. Hastane
içi çağrıların belli bir iki bölüm hariç çalışmaması nedeni ile konsültan hekimlere ulaşmada ciddi
sıkıntılar yaşanmaktadır. Ayrıca il dışından sevkli gelen birçok hasta acil serviste
değerlendirilmektedir. Zaten tanısı ve durumu belli olan bu hastaların sevk edilen bölümde
değerlendirilmesi daha uygundur. Bir diğer konu ise hastane dışından ya da içinden bazı öğretim
üyelerince acil servise özel hastaların yönlendirilmesidir. Bu tür hastalar yatış yapmak, ilgili
klinikçe değerlendirilmek veya bazı işlem ve girişimlerin yapılması beklentisiyle gelmektedir.
Tıbbi ya da acil endikasyonunun olmaması veya bazı işlemlerin acilde yapılamaması nedeni ile
hasta talebine cevap verilmemesi durumunda hasta ve yakınları ile karşı karşıya gelinmektedir.
Sanki son oluşan tablonun sorumlusu acil servis doktorlarıymış şeklinde bir algıya, zaman zaman
ise tartışmalara neden olmaktadır.
Zaten vardiyası süresince kesintisiz görev yerinde çalışan öğle arası dinlenme ve yemek
molası pratikte olmayan doktorların gündüz saatlerinde ve özellikle hafta sonları (A blok 10. kata
gitmek gerekmektedir) yemeğe ulaşmasında ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Ayrıca yemek ve kahvaltı saatlerinde personel, hemşire ve intörn doktorlarına yarısı iş yerlerinden ayrılmakta
hasta ve doktor karşı karşıya kalmaktadır. İşler uzamakta bekleyen hasta sayısı ve hasta
huzursuzlukları artmaktadır. Acil servise, servis içinde yemek ve kahvaltı sağlanmalıdır.
Eğitim konusunda en büyük sıkıntı Türkçe kaynak yetersizliğidir. Çoğu kaynak ingilizce
olup özellikle ders hazırlamaya çalışmak tüm enerjimizi ve zamanımızı tüketmektedir. Ayrıca
hasta başı eğitim yetersizdir. Hasta başı eğitim aktiviteleri artırılmalıdır.

ENFEKSİYON HASTALIKLARI
Bölümde asistan hekimler ortalama olarak 250 saat aktif (200-350) çalışmaktadır.
Polikliniklerde ortalama saat 17:00 de, servislerde ise ortalama saat 17:00 de hastaneden
ayrılabilmektedirler. Günlük poliklinik ortalama sayıları 50 hastadır. Randevu harici aradan
ortalama (kayıtlı ya da kayıtsız) 5 hasta bakmaktadırlar. Bölüm asistanlarınca bir hasta
muayenesi için ayrılması gereken süre ortalama 20 dakika olup ideal olarak günde 30 hasta
bakmak gerektiğini düşünmektedirler.
Bütün hastanenin kültür sonuçlarını takip etmek çok zaman almaktadır. Öyle ki bu
nedenle öğle aralarında bile kültür sonuçları takibi yapılmaktadır. Ayrıca başka servislerde hasta
takip etmekte zorluklar yaşanmaktadır.

RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI
Bölümde asistan hekimler ortalama olarak 285 saat aktif (260-310) çalışmaktadır.
Polikliniklerde ortalama saat 17:30 da, servislerde ise ortalama saat 18:30 da hastaneden
ayrılabilmektedirler. Günlük poliklinik ortalama sayıları 35 hastadır. Randevu harici aradan
ortalama (kayıtlı ya da kayıtsız) 1-2 hasta bakmaktadırlar. Bölüm asistanlarınca bir hasta
muayenesi için ayrılması gereken süre ortalama 35 dakika olup ideal olarak günde 20 hasta
bakmak gerektiğini düşünmektedirler.
EKT öncesi kabullerin yapılması (performans uygulamasına geçilmesinden sonra
yaşanmaya başlandı), tedavi niteliğinde görüşmelerin bilgisayara girilmesi ve rapor işleri (günlük
ortalama 1,5 saatimizi alıyor) nedeniyle iş yükünde artışlar yaşanmaktadır.
Hasta yoğunluğu nedeniyle dersler yapılmamakta (konsey, makale, seminer saati
dışındaki öğretim üyeleri ile karşılıklı yapılan dersler) ve çekirdek eğitim programı
uygulanmamaktadır.

DERMATOLOJİ
Bölümde asistan hekimler ortalama olarak saat aktif çalışmaktadır. Polikliniklerde
ortalama saat 17:00’da, servislerde ise ortalama saat 17:00’da hastaneden ayrılabilmektedirler.
Günlük poliklinik ortalama sayıları 32 hastadır. Randevu harici aradan ortalama 5 (kayıtlı ya da
kayıtsız) hasta bakmaktadırlar. Bölüm asistanlarınca bir hasta muayenesi için ayrılması gereken
süre ortalama 20 dakika olup ideal olarak günde 24 hasta bakmak gerektiğini düşünmektedirler.
Mikoloji laboratuarında temizliği asistanlar yapmaktadır. Asistan hekimler randevusuz
hasta bakmaya zorlanmaktadır. GÖĞÜS HASTALIKLARI
Bölümde asistan hekimler ortalama olarak 260 saat aktif (195-325) çalışmaktadır.
Polikliniklerde ortalama saat 17:45 de, servislerde ise ortalama saat 17:30 da hastaneden
ayrılabilmektedirler. Günlük poliklinik ortalama sayıları 45 hastadır. Randevu harici aradan
ortalama (kayıtlı ya da kayıtsız) 8 hasta bakmaktadırlar. Bölüm asistanlarınca bir hasta
muayenesi için ayrılması gereken süre ortalama 20 dakika olup ideal olarak günde 20 hasta
bakmak gerektiğini düşünmektedirler.
Yaşanan süreç sonrası öğretim üyelerince asistanlar lehine bir takım değişikliklere
gidilmiştir. Poliklinik hasta sayıları maksimum 40-45 olarak sınırlandırılmış, bir göğüs
hastalıkları asistanın başka bir serviste takip edilen hastanın yakınları tarafından darp edilmesi
sonrası akademik kurul toplanarak serviste yer olmaması durumunda hastaların öncelikle sevkini
ayarlamaya çalışarak başka serviste takip edilen hasta sayılarını ciddi anlamda düşürmüştür.
Ayrıca eğitim saatleri öğle arasından 13:00-14:00 saatleri arasına kaydırılmıştır. Nöbet sonrası
izin uygulaması için asistanlarla görüş alış verişinde bulunulmuştur. Angarya olarak tarif edilen
birçok iş (kan almak, şeker bakmak vb) göğüs hastalıkları intörn doktoru tarafından takip
edildiğinden göğüs hastalıkları asistanlarının angaryası çok azdır (bu durum angaryaların
intörnlerin de sorunu olduğunun bir diğer örneğidir). Göğüs hastalıkları asistanlarının şu anki en
büyük sıkıntıları rapor işleri ve personel eksikliğinden kaynaklanan sıkıntılardır. Göğüs
hastalıkları öğretim üyelerine anlayışlarından ve bir takım sorunları çözmek için çaba
harcadıkların dolayı teşekkür ederiz. Umarız diğer bölümler de benzer tavrı ve davranışı
sergilerler.

ADLİ TIP
Adli Tıp bölümünde performans uygulamasına geçildikten sonra diğer bölümlerle
arasında ücret farkı ortaya çıkmış olup eşitsizlik söz konusudur.
Bölümde en fazla çalışma 200 saat, en az 180 saattir. Mesai ortalama 17.30’da sona
ermektedir. Yeni bakılan vaka sayısı 10, kontrol sayısı 5 ve arada bakılan vaka sayısı 5’tir.
Diğer dâhili bölümlerde olduğu gibi kan, idrar vs örnek alımı ve hasta transportu
asistanlar tarafından sağlanmaktadır. Adli hemşire ya da tetkik ve muayeneler sırasında yardımcı
olabilecek nitelikli eleman ihtiyacı vardır.

CERRAHİ BİLİMLER SORUNLARI
Cerrahi asistanlarında ortak kanı eğitimin yetersiz olduğudur. Usta-çırak eğitimi şeklinde
yürütülen operasyonel eğitimde hem sayı hem de kalite yetersizliği dile getirilmiş, çoğu bölümde
mobbing olduğu vurgulanmış ve bu durumun eğitime olumsuz yöndeki etkileri üzerinde
durulmuştur. Bunun dışında kalan teorik eğitimin neredeyse uygulanmadığı, eğitim aktivitelerine
öğretim üyesi aktif katkısının çok azaldığı belirtilmiştir.Çalışma sürelerinin gereksiz düzeyde uzun olduğu, hastaneden çıkış saatinin belirsiz
olduğu, bölüm içi çalışma programlamasının iyi yapılmadığı, rotasyonların sağlıksız ve yetersiz
işlediği, gereksiz iş-güç-enerji kaybına yol açan prosedürler olduğu, mesai dışı çalışma ve
ameliyatların üst düzeyde olduğu, yer yer performans baskısı oluştuğu cerrahi bölümlerce
müşterek belirtilen sorunlardan birkaçıdır. Bazı bölümlerde hafta sonu elektif operasyon için
evden hastaneye gelindiği belirtilmiştir. Anestezide ameliyatların bitiminden sonra-yani mesai
bitiminden sonra- kliniklerin asistan hekim tarafından gezilerek preoperatif hasta
değerlendirmesi yapıldığı ifade edilmiştir.
Yardımcı sağlık personeli sayı ve kalitesinin yetersiz olduğu cerrahi bölümlerde ifade
bulan bir genel sorundur. Personel kalitesindeki yetersizlik sürekli personel değişimi ile
açıklanabilirken, sayı azlığının asistan hekime ek yükler getirdiği görülmüştür ve bu yüklerin
hekimlerce angarya olarak tarif edildiği dikkati çekmektedir. Bunlar; preop hazırlık için EKG
çekme, kan alma, rutin klinik kanlarını alma, kan şekeri ölçümü yapma, rutin günlük
pansumanları yapma, hasta transportu yapma, ameliyathanelerde hastayı sedyeye alma, hastanın
grafilerini taşıma… vb
Personel yetersizliği (sayı? kalite?) ile ilişkili ele alınan konulardan biri de asistan hekimler
tarafından konsensüs olarak ifade edilen medikal olmayan hasta çıkış özetleri, ilaç ve malzeme
raporlarının yazımıdır. Asistan hekimler kendi imzası olmayan raporları dahi yazmakta ve
imzalanmak üzere öğretim üyesi-uzman doktora göndermekte, bunu sekreterlik işi olarak
değerlendirmektedir.
Bu genel sorunlar dışında bölümlerce belirtilen kendine has sorunlar da vardır. Bunlar
bölüm asistanları tarafından belirtildiği şekilde aşağıya sıralanmış, ekli listede sunulmuştur.

ANESTEZİ VE REANİMASYON
1- Yoğun bakımda hasta yatış-çıkış ve provizyon alma işleri.
2-Yoğun bakımda hasta aspirasyonu, kan şekeri bakma, kan gazı alma, kan alma, kültür alma,
ağız bağı, hasta pansumanı yapma
3-Yoğun bakımda hasta durum bildirir, ev tipi ventilatör, ilaç raporu düzenlenmesi
4-Öğretim üyeleri adına performans girmek
5-Hastane içerisindeki arrest vakalara yoğun bakım doktorunun çıkması.
6-Yoğun bakımdan ameliyathaneye, tomografi vb yerlere hasta taşınması
7-Medikal olmayan çıkış özeti yazma.
8- Cerrahi öğretim üyelerinin mesai dışı (17:00 sonrası) ve hafta sonları elektif vaka almaları
10-Ameliyat listelerinin mesai saatlerine (08.00-16.00) göre değil vaka sayısına göre
programlanması. 11-Yıllık izinlerini 20 gün kullananlar için 1 haftasının, 30 gün kullananlar için 2 haftasının
kullandırılmaması. Kullanmak istendiğinde ise bölüm tarafından sorun çıkarılması.
12-Ameliyat odalarının hazırlanması, depodan malzeme getirmek
13-Ameliyathane teknikerlerinin tekniker vasfıyla çalıştırılmaması. Sadece depodan ve
ameliyathane eczanesinden malzeme-ilaç getiren ve indüksiyonda ilaç yaptırılan kişiler olarak
kullanılması.
14- Yeni medi-hasta uygulamasına göre operasyonu başlatmak, cerraha başlattırmak, bitirmek
15- Gebe hekimin, odasında azot protoksit kullanılması, zaman zaman skopinin olduğu odada
çalışmak zorunda bırakılması
16-Ameliyathaneden geç saatte çıkmak yetmediği gibi bir de iş çıkışı servise çıkıp preoperatif
hasta değerlendirmesi yapmak zorunda kalmak. Poliklinikte günlük 60-70 hasta bakmak zorunda
kalmak.
17-Öğle yemeği yiyememek
18-Ameliyathane kantinin erken kapanması
19-Yoğun bakımda çekilmesi gereken acil bir PA akciğer grafisi için radyoloji teknisyenine
hesap vermek zorunda kalmak
20-Cerrahi asistanın lokal vaka monitörizasyonu, heparin yapımı için anestezi asistanını
çağırması
21-Kalp damar cerrahisinde pompa sırasında pompa cihazıyla ilgilenen teknisyenlerle yaşanan
iletişim sorunu
22-Anestezinin kendi iç rotasyonlarının düzenli olmaması. Yeni başlayan bir asistan ne zaman
nereye geçeceğini, rotasyonlarını ne sırayla ve ne süreyle yapacağını bilememektedir. Kimi
asistan bir rotasyonu 5 ay yaparken bir diğeri 1 ay yapabilmektedir
23- Geç ve belirsiz çıkış saatleri
24- Nöbet sonrası çalışmak zorunda kalmak
25-Asistan sayısının yetersizliği ve teknikerlerin görevleri gereği çalıştırılmaması
26 -Son çıkan yasaya (4 yılda bitirme yasası) tabi olan asistanlar ve diğerleri arasında davranış
ve nöbet sayıları açısından adaletsizlik yapılması
27-Eğitimin eksik kalması. Zor vakaların risklerini tek başımıza üstlenmek zorunda kalmamız.
28-Hep cezalandırıcı, korkutucu bir sistem işleyişinin olması. Ödüllendirici ve çalışanı teşvik
edici sistemin anlayışının olmayışı
29-Poliklinikte hasta ve hasta yakınlarıyla sorun yaşandığında ve asistan hekimlerde şikâyetçi
olunduğunda öğretim üyelerinin arkamızda olmamaları30-Bazı tekniker ve yoğun bakım sorumlu hemşirelerinin orderlarımıza uymamaları
31-Kıdemin kötüye kullanılması
32-öğretim üyeleri arasında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle asistan hekimlerin arada kalması
33-Asistan hekim görev tanımının olmaması
34-Radyolojik görüntüleme amaçlı sedasyona gidildiğinde MR uyumlu pulsoksimetre ve diğer
cihazların olmaması
35-Pediatri servisinde yatan hastalara sedasyon doktorunun hizmet vermek zorunda kalması
36-Sezeryan operasyonlarından sonra bebek bakımını pediatrist yerine bizim yapmamız
37- İl içerisindeki kongrelere bile katılamamak, bu dönemlerde ameliyathane yoğunluğunun
azaltılmaması
38-Gittiğimiz rotasyonlarda nöbet tutmamız, aktif olarak çalıştırılmamıza rağmen bize sadece
kâğıt üzerinde rotasyoner gelmesi. Onlara aynı muamelenin yapılamaması
39-Öğretim üyelerinden vaka başlarında eğitim alamamamız. Öğretim üyelerinin o ay iç
rotasyona gelen asistan için öğretme kaygısı taşıdığı planlı eğitim anlayışlarının olmaması.
Asistandan, sadece o ayı bir şekilde sorunsuz idare etmesinin beklenmesi
40-Sınav uygulamalarının işler aksamasın diye sabah 7’de yapılması
41-Çömez asistanların eğitimlerinin kıdemlilere kalması

ÇOCUK CERRAHİSİ
-EKO, MR, BT gibi tetkiklerin çekimi için hasta transportunda hasta başında olmak
-Medikal olmayan çıkış özetleri yazmak
-Özellikle skopi altında yapılan ve radyasyona maruz kalınma riski yüksek tetkiklerde hasta
başında bulunmak, hatta primer olarak çekim işlemlerini yapmak
-Asistan sayısının az olmasına bağlı asistan başına düşen iş yükünün fazla olması, gün aşırı
nöbet tutma ve nöbetlerin süresi

GENEL CERRAHİ
ANGARYALAR
-İlaç raporları yazmak
-Medikal olmayan epikriz yazmak-İstemlerin bilgisayar girişleri (mevcut medi-hasta programı)
-Sabah rutin pansumanları yapmak
-Cerrahi faaliyet raporu hazırlamak
-Poliklinikte hasta sayısının sınırlı olmayışı
-Ameliyat girişi (medi-hasta programına)
-Serviste hasta ve yakınlarına oda göstermek ve beğendirmek
-Serviste sürekli farklı hasta yakınlarına ayrı ayrı bilgi vermek (aynı hasta için)
-Hastaya malzeme aldırmak
-Klinikteki hemşire ve diğer personelin sürekli değişmesi
-Servise gelen tüm telefonlara cevap vermek, servis telefonunun cerrahi santral olarak
kullanılması
-Yataklı serviste elektif vakalara preoperatif hazırlık yapmak
-Postoperatif hastaya solunum fizyoterapisi yapmak
-Kan almak
-Hasta yatışı,yataktan düşme
– Öğretim üyesi performansının bilgisayar girilmesi ve takip edilmesi
Bölüme özgü sorunlar:
-İhtisas süresinin keyfi uzatılması (asistan eksikliği)
-Organ nakli enstitü olmasına rağmen genel cerrahi asistanlarının kullanılması
-Öğretim üyelerinin eğitime aktif katılmayışı
-Asistanların eğiticiler tarafından meslektaş görülmeyişi
– Öğretim üyelerinin kişisel sorunlarına muhatap olmak ve hocalardan psikolojik baskı görmek.
Etik olmayan hoca davranışlarına şahit olmak
-Yeteri miktar ve kalitede operasyon yapamama
-Programda geçen asistan derslerinin uygulanmaması
-17:00 vakaları nedeniyle saat 22:00’ye kadar çalışmak durumunda kalmak
-Hiçbir şey okumaya zaman olmaması-Sekreterlerin bakılacak hasta sayısı ve hasta aciliyetine karar vermeleri
-Mesai dışı ameliyat/çalışma
-Yoğun hasta sirkülasyonu-asistan sayısının azlığı
-Askerden çok general olması (hoca>kıdemli>çömez)

KALP DAMAR CERRAHİSİ
ANGARYALAR
-Ameliyat girişi yapmak
-Çıkış özeti yazmak
-Kan almak/kan gazı kanı almak
-EKG çekmek
-Hasta transportunu yapmak
-Hastayı mobilize etmek
-Yatak yapmak
-Pansuman arabasını düzenlemek
-Rutin pansumanlar
-Yatış –çıkışları takip etmek

BÖLÜME ÖZGÜN SORUNLAR
-Yoğun bakım hemşireleriyle iletişim sorunu
-Hemşirelerce tutulan tutanak ve açılan gizli soruşturmanın ulusal medyaya yansıması
-Tutanak tutan hemşirelerin isminin gizli tutulması, yasal yolları kullanmamızın engellenmesi
-Eğitim eksikliği
-Asistan eksikliği nedeniyle servis ve yoğun bakımda tek asistan çalışması (usta-çırak ilişkisi
kurulamıyor)
-Fazla nöbet sayıları nedeni sosyal hayata vakit ayıramıyoruz, böylece herkes agresif

ÜROLOJİ
ANGARYALAR-Poliklinikte tetkik istemleri
-İlaç raporları, öğretim üyelerinin reçetelerini yazmak
-Mesai dışı ameliyatlar
-Ameliyat odasına hasta çekmek, skopi taşımak
-Ameliyat giriş-çıkışları
-Medikal olmayan çıkış özeti
-Uzayıp giden bilgisayar işlemleri
-Hasta ve hasta yakınını arayıp ameliyat randevusu hakkında bilgi vermek
-Kan alma, EKG çekme
BÖLÜME ÖZGÜ SORUNLAR
-Elektif vakaların acilmiş gibi alınması
-Öğretim üyesi-asistan ilişkisinin kopukluğu
-Operasyonda asistanın küçük düşürücü, hakarete uğraması
-Uzmanlık süresinin nedensiz uzatılması
-Rutin ameliyat günleri dışında elektif vaka alınması, hafta sonu elektif vakaya çağrılma
-Günlük vaka sayılarını performans kaygısıyla artması
-Çalışma saatlerinin düzensizliği, çıkış saatinin belirsizliği

ORTOPEDİ
ANGARYA VE SORUNLAR
-Kan almak,
-Ameliyat kodlarını girmek
-Kan şekeri Ölçmek
-Rutin pansumanlar
-EKG çekmek
-Çıkış özetleri
-Malzeme reçeteleri-Personel azlığı(hemşire)
-Güvenlik sorunları
-Hafta sonu yemek için A bloğa gitmek
-Yardımcı sağlık personelinin klinik hakkında bilgisinin yeterli olmayışı

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM
ANGARYA VE SORUNLAR
-Medi-hastaya istem girme
-Raporlar
-Medikal olmayan çıkış özeti
-Serviste USG’nin yetersiz olması
-Ameliyathanede hastayı odaya çekmek

PLASTİK VE REKONSTRİKTİF CERRAHİ
ANGARYALAR
-Tıbbi epikriz dışındaki medi-hasta istemleri
-Raporlar
-EKG çekme, kan alma
-Serviste yer olmayınca hastaya yer bulma
-Rutin pansumanlar
BÖLÜME ÖZGÜ SORUNLAR
-Hafta sonları yemek için A bloğa gitmek
-Personel güvenliğinin olmaması

NÖROŞİRURJİ
ANGARYALAR
-Rutin pansumanlar-Kan şekeri ölçmek
-Hasta yatağını düzenlemek
-Hasta röntgenlerini takip etmek
-Kan almak
-Raporlar
-Çıkış özetleri
-EKG çekme
-Öğretim üyelerinin özel işleri
-Yatış bürokrasisi
BÖLÜME ÖZGÜ SORUNLAR
-Çok eski bilgisayarların kullanılması
-Mobbing hat safhada

GÖZ HASTALIKLARI
ANGARYALAR
-Yardımcı personel eksiği (otorefraktometre, tansiyon oküler ölçümü)
-Çıkış özeti, faturalama işlemleri
-Kan şekeri bakılması
-EKG çekmek
BÖLÜME ÖZGÜ SORUNLAR
-Mesai dışı çalışma
-Poliklinikteki cihazların temizliğinin yapılamaması
GÖĞÜS CERRAHİSİ
ANGARYALAR
-Kan alma, rapor yazma,çıkış özeti yazma
-Hasta yatışı-Performans girişi yapmak
-Ameliyathanede hasta transportu
BÖLÜME ÖZGÜ SORUNLAR
-Asistan eksikliği
-Poliklinik,servis,ameliyathane,yoğun bakım,konsultasyonlar….3 asistan
-Mesai dışı çalışma nedeniyle postop takip aksıyor

PATOLOJİ
Patoloji Bölümü’nün en çok yakındığı konu cerrahi bilimler içerisinde tanımlanmış iken
mevcut durumda temel tıp bölümleri gibi düşünülerek yönetimin ona göre davranmasıdır.
Bölümümün en şu andaki en önemli sorunu ise ücretlendirmedeki eşitsizlik ve diğer bölüm
asistanlarından daha düşük ücret alınmasıdır.
En fazla çalışma 200 saat iken en az çalışma 180 saattir. Mesai sonu ortalama 18:30’dur.
Bakılan günlük toplam vaka sayısı 30’dur.
Bölüme özgü Sorunlar
Piyes depo temizliği, tıbbi atık sorumluluğu asistan hekime verilmektedir. Ameliyathaneden
gönderilen spesmenlerin klinik ve radyolojik bilgilerinin eksik yazılması, spesmenlerin kutuda
değil poşette gönderilmesi, makroskopi örnekleme kabinlerinin olmaması, mikroskopların eski
olması, medi-Psi programının artık yenilenmesinin gerektiği ve 10 başlı mikroskop olmamasıdır.
Fakülte özel bütçesinden patoloji derneklerinin düzenlediği kurslara maddi destek sağlanmalıdır.
NOT: Bir patoloji asistanı sabah 07:30’da bölüme gelir. Bir gün önceden makroskopisinin
örneklediği cerrahi evrelemesini yaptığı vakaların arşivini tarar. Vakaların herbirine mikroskobik
tanımlama, ön tanı yazar. İlgili olduğu rotasyondaki öğretim üyesi ile mikroskopiye başlar. 7
farklı bölüm içi rotasyon vardır.

LABORATUVAR GRUBU BÖLÜMLER
BİYOKİMYA VE TIBBİ MİKROBİYOLOJİ
Her iki bölümde de performans sistemine geçildikten sonra diğer bölümlerle aralarında
ücret farkının ortaya çıkması ve daha düşük ücret alınmasıdır. Döner sermayeden alınan pay
doktora öğrencileriyle eşit tutulmaktadır. Doktor olunduğu göz ardı edilmektedir. Günde 250
hasta örneğine analiz yapıp, manuel olarak tüm petrilere bakarak hastalığa etken olan
mikroorganizmaları tanımlanmakta, bunlara antibiyogram yapılmaktadır. Bu esnada tüm hasta örneklerinin bulaş risklerine maruz kalınmaktadır. Bu yüzden döner sermayenin diğer hekimlerle
eşitlenmesi istenmektedir.

TIBBİ MİKROBİYOLOJİ
Bölüm içi asistanlara en ve en fazla olmak üzere aylık 232-256 saat çalışmaktadır. Ortalama
saat 17:00’ de mesaileri sona ermekte, günde toplam 250 örnek incelenmektedir. Arada bakılan
örnek sayısı 3’ tür, Bir örnek incelemesi için ayrılması gereken optimum süre 10 dakika
olmalıdır. Bu nedenle günlük bakılması gereken örnek sayısı maksimum 100 örnek ile
sınırlandırılmalıdır.
Çok fazla örnek geldiği için vaktin çoğunluğu bu rutin işlere ayrılmaktadır. Yapılması
gereken çalışma ve araştırmalara vakit kalmamaktadır. Kongrelere katılım, yol masrafı ve
konaklama için rektörlükten yeterli maddi destek alınamadığından kongrelere katılım
sınırlandırılmak zorunda kalınmaktadır.

 

 

  One Response to “Akdeniz Tıp Fakültesi Hastanesi Asistan Hekim Raporu”

  1. asistanlıkla işe başlayıp ilerlemek istiyorum. açıktan lise okuyorum.acil işe ihtiyacım var ilginiz için teşekkür ederim.

 Leave a Reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

(required)

(required)