May 222011
 

1.ABD’deki kurumlar arasında eğitim standardı Türkiye’ye göre daha iyi olsa da, ABD içinde de arada büyük farklar vardır. Adı bilinen büyük bir hastane / üniversite ile küçük bir hastanede verilen uzmanlık eğitimleri ACGME tarafından akredite edilmiş olsa dahi, arada büyük farklar olabilir ve bunlar içinde çalışmadan anlaşılamayabilir. Bu durumdan haberdar olunması çok önemlidir, “ABD’de ihtisas” diye genel bir imaj çerçevesinde düşünmektense, “ABD’de nerede ihtisas” sorusunu sormak çok önemlidir.

2.ABD’deki kalburüstü eğitim kurumlarında tüm branşlardaki eğitim kalitesi, Türkiye’deki tüm kurumlardan daha yüksek standartlara sahiptir diyebilmek rahatlıkla mümkündür. Türkiye’de klinik eğitim genel olarak iyidir, bunu destekleyen çok fazla kanıt bulmak mümkündür, ancak standardizasyon ABD’ye göre oldukça geridir. Türkiye’de ABD’deki ACGME kurumuna benzer bir kurum yoktur. Eğitim programları arasında, çalışma saatleri, eğitim müfredatı, rotasyon süreleri gibi konularda büyük farklar olabilmektedir, bunlar zaman zaman ne yazık ki keyfi uygulamaların da sonucu olmaktadır. ABD’deki sistemde hangi uzmanlık eğitimi alınıyor olursa olsun, hangi kurumda olursa olsun, eğitim müfredatı en azından rotasyon sayıları ve süreleri bazında standarttır. Çok küçük farklar dışında tüm asistanların aldığı eğitim rotasyon bazında eşittir. Bu Türkiye’deki sisteme göre standardizasyon açısından çok ileri bir sistemdir.

3.Türkiye’deki kurumların araştırma aktiviteleri ABD’deki kurumlara göre  geri bir seviyededir. Bunu hem standardizasyon açısından hem de global yayın üretimi sayısı & niteliği açısından da savunmak mümkündür. Dünyada her yıl yapılan dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında ilk 400 sıraya girebilen hiçbir Tıp Fakültesi olan üniversitemiz yoktur. Bu durum üzücüdür. Tıp fakültelerimizde klinik eğitim iyi seviyede olsa da dünya bilimsel liginde tartışma götürmeyecek bir şekilde amatör kümededir. Bu durum bilinçli ve iyi yetişmiş hekimlerimiz sayesinde umuyoruz ki ileride değişecektir. Türkiye’de halen yürürlükte olan YÖK uygulamaları, puanlama / performans sistemi gibi son zamanlarda devreye giren uygulamalar, bu durumu giderek daha kötüye götürecektir, ne yazık ki buna hiç kuşku yoktur. Etikdışı ve çağdışı bir uygulama olan puanlama/performans  sistemi acilen değiştirilmezse, çok yakın bir zaman sonra üniversitelerde ve akademik ortamlarda nitelikli öğretim üyesi kalmayacak ve mevcut durum çok daha geri bir hale gelecektir. Bu uygulamanın dünyada eşi benzeri yoktur, bakanlığının neye ve hangi örneklere dayaranak bu uygulamayı getirdiği büyük merak konusudur, bu uygulamanın sürdüğü her gün Türkiye dünya tıp liginde biraz daha geri gidecektir.

 

Dr Ulaş Mehmet Çamsarı
USMLE Strateji Merkezi | USMER

 Leave a Reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

(required)

(required)