Nis 152011
 

ABD’de uzmanlık süreci uzun ve yıpratıcı bir yoldur. Türkiye’deki hekimler ve hekim adayları doğal olarak Türkiye’deki sisteme odaklı düşündükleri için ABD sürecini ve bunun doğasını anlamakta zorluk çekerler. Türkiye’deki sistem TUS sistemidir ve bilindiği gibi TUS sistemi yarışma çerçevesinde uygulanan tek bir sınavın sonucuna bağlı olarak kadro verilmesinden ibarettir. Bu sistemde sınava giren aday, bu sınavdaki performansı sonucunda bir tek kişi ile konuşmadan ve kabul edildiği kurum dahi kendisini henüz görmeden bu kuruma kabul edilir. Diğer deyişle, sağ eli olmayan bir hekim plastik cerrahisi bölümünün ve dilsiz bir hekim de psikiyatri bölümünün yeni asistanı olarak kurumun kapısını kadrosuyla beraber çalabilir.

Amerikan sistemi Türkiye’nin TUS-öncesi zamanlardaki haline benzer. O zamanlar her universite hastanesi kendi sınavını yapardı ve her kurum kendi istediği adaylarla görüşme yaparak asistanları kabul ederdi. ABD’deki mevcut sistem kadar sofistike ve organize olarak yürütülmese de aynı mantalite işliyordu. Yaygın haksızlıkların olduğu ve kayırma uygulamalarının olduğu herkesçe kabul edildiği ve toplumda rahatsızlık uyandırdığından olacak TUS sistemi denilen merkezi sisteme geçildi. Benim fikrime göre TUS sistemi çok daha başka çarpıklıkları beraberinde getirmiştir ve eski sistemin avantajlarının çoğu yok edilmiştir. (Kabul öncesi adaylarla görüşme gibi). Belki eski sistem geliştirilmeye ve islah edilmeye çalışıldaydı şu andaki ABD sistemine benzer bir sistem devrede olacaktı.

Bu ön bilgilerden sonra Türkiye’den ABD sistemine biraz daha yakından bakalım ve yaklaşık olarak sürecini düşünmeye çalışalım.

Türkiye’den yeni mezun olmuş bir hekim, en iyi ihtimalle o senenin Eylül-Kasım tarihleri arasında ECFMG sertifikasını almış ve başvurularını yollamış olması gerekir. Bu durumda diğer senenin Temmuz ayı için görüşecektir.

Kısaca, A senesinde mezun olan kişi en iyi ihtimalle tüm sınavları öğrenciliğinde geçmiş olsa dahi A+1 senesinin temmuz ayındaki kadro için başvuru yapabilir. 10 seneden fazladır bu işle ilginelenen birisi olarak mevcut ABD sisteminde şu ana dek bu şekilde kabul edilen kimseyi duymadım. Ancak eski ABD sisteminde USMLE Step 2 CS (eski adıyla CSA) yoktu ve ECFMG sertifikası 1990 yıllara dek kağıt üzerinde yapılan her iki sınavı toplam 500 dolara malolan tüm işlemin 1 hafta içinde bittiği bir şekilde veriliyordu. Bu sistemde 5. sınıfta bu işlere başlayıp da mezun olur olmaz ihtisas başlayan 1990’lı yıllarda mezun olan tanıdığımız hekimler vardır.

Mevcut sistemde bu neredeyse mümkün değildir. USMLE sınavları 3 adet yorucu sınavdır. Klinik basamağı ABD’de yapılır ve ciddi bir hazırlık gerektirir. Sınav sonuçlarının gelmesi 1-2 ay arasında değişir, ve başvuru aşamalarından evrak işlerine kadar yıldırıcı bir hal almıştır. Tüm sınav sonuçları elinde olan bir kişinin dahi “medical education credentials” denilen tıp fakültesi eğitim onaylanması süreci normal posta ile ECFMG ile mezun olunan tıp fakültesi arasında bürokratik stilde gerçekleşir. Türkiye’deki kemikleşmil bürokrasinin daha kötüsü Amerika’da vardır. Amerikan bürokrasisi ve kağıt işleri Türkiye’den çok daha ağir işler. Bütün bunlar düşünüldüğünde A+1 senesi pratik olarak imkansız derecesinde zordur.

O halde mezun olan bir kişinin A+1 senesini kaçıracağı hemen hemen kaçınılmaz olduğu için A+2 senesi en gerçekçi hedef olabilir. Bu hedef bile çok nadir olarak başarılabilmektedir. Çünkü ECFMG sürecinde herşey yolunda gitse bile mezuniyet sonrası yeni mezun hekimin ekonomik durumunun belirsizliği, mecburi hizmet baskısı, askerlik bürosunun yoğun ablukası altında hekimler o seneden de çok yüksek bir verim alamamaktadırlar. O sene ki A+2 senesi için gerekli işlemleri sınavların A+1 senesinin eylülüne kadar tamamlanması gereken senedir. Tecrübelere göre A+2 senesi gerçekçi ama yine de zor bir hedeftir. Hal böyleyken çoğu zaman hekimler ABD yolundan şartlar dolayısıyla ya vazgeçerler ya da Türkiye’de o zamana kadar girmiş oldukları yolda (asistanlık, askerlik, mecburi hizmet, evlilik vb gibi) devam ederler ve bu da çok normaldir.

Yeni mezun olmayanlar ve halen Türkiye’de uzmanlıklarını yapmış, ya da yapıyor olan kişiler için bu süreç en aşağı karar verildiğinden itibaren en az 4 sene sonranın temmuzunda işbaşı yapılacak şekilde hesaplanmalıdır. Bu zaman çok uzun görünse de ne yazık ki pratikte yaygın olarak yaşanan gecikme bu civardadır. Zaten herşey mükemmel gitse bile en az 2-3 sene süren bir sürec hayatın akışının doğal seyrinde mutlaka 1-2 yıl daha geçikmektedir.

Gerçekçi düşünmek isteyen ve hayal peşinde olmadan , kararlı ve güçlü bir şekilde hedefe yürümek isteyenler karar verdikleri andan itibaren o seneyi A senesi olarak karşılarına yazmaları ve A+4 senesinin Temmuzunda Amerika’da ilgilendikleri asistanlık programında işbaşı yapacaklarını düşünerek gelecek planları yapmalıdırlar.

 

Dr.Ulaş Mehmet Çamsarı

USMLE STRATEJİ MERKEZİ –
http://www.usmer.org
http://usmle.ulascamsari.com

 


 Leave a Reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

(required)

(required)